1- Hiç bir insanı, zahirdeki görünüşüne bakarak YARGILAMAYIN. Tahmin edemeyeceğiniz özellikleri haiz olabilir.Hiç bir insanı da, zahirdeki görünüşüne bakarak GÖZÜNÜZDE ÇOK BÜYÜTMEYİN. Aynı şekilde, tahmin...
Nasıl mı olur? Anlatayım. Hani uyanıyorsunuz, düşünüyorsunuz; koskoca bir gün sizi bekliyor… Şöyle bir tasvirini yapıyorsunuz gün içinde yapmanız gerekenlerin. Kalkıp perdelerini açıyorsunuz odanın, hatta camlarını… Bir birini etkileyen pencerelerden...
şimdi yorgun bir gece herşeyin ardında kalan... kalakalmış biri gibiyim her geçen saatin ardından. beni herşeyden, beni bütün sevdiğim şeylerden soğutan, alıkoyan, yapayalnız bırakan kan kırmızı...
Evet bahar… Kendim için, kendimce, dışarıdaki buz gibi soğuğa rağmen bahar… Gönlüm ne zayıf… Kar ve soğuk diyor. Çıkıp buz gibi havada üşümek istiyor, nefes alırken zorlanmak, tir tir...
Ahşap bir ev belki… An be an sükûnet işlemiş ahşap pencereler… Hani birazcık eskimiş olsun, şöyle bakanın hüzün damlatsın gözlerine, derinden bir iç geçirtsin, alnında...
Zaman zaman içimde o çocuksu heyecanımı yeniden duyumsuyorum. Benim, yalnızca bana ait bir heyecan bu. Başımı kaldıran, bana, beni dünyanın yöneticisiymişim zannettiren bir şey. Umutla...
Şimdilerde pervaneliğe takılmış haldeyim. Oysa hiçbir kelimeyi FiGaN kadar benimseyememiştim bu güne dek… Ben bir Figan’dım, Figan bende kayıptı… Geneli yorgun, genelde düşünceli ömrümün beklide...